İçeriğe geç

PEARL HARBOR AFTER A QUARTER OF A CENTURY

PEARL HARBOR AFTER A QUARTER OF A CENTURY (ÇEYREK ASIR SONRA PEARL HARBOR)

Japonya’nın 7 Aralık 1941’de Pearl Harbor’a yaptığı sürpriz saldırı, bu olayı hatırlayan çoğu kişi tarafından, artık siyasi ve askeri arkeolojiye havale edilmiş, münferit bir dramatik olay olarak görülmektedir. Oysa tam tersine, savaşa girmemizle birlikte, insanlık tarihinin en belirleyici savaşlarından biri haline gelmiştir. Sir Edward Creasy tarafından ölümsüzleştirilen “on beş belirleyici savaş ” (fifteen decisive battles) tan çok daha belirleyici olduğu şimdiden kanıtlanmıştır.

(ARKA KAPAK TANITIM YAZISI)

Sözde “Holokost”tan sonra, modern Amerikan tarihinde 7 Aralık 1941’de Japonların Pearl Harbor’a saldırısı kadar çarpıtılmış başka bir konu yoktur. Saldırı “sinsice bir saldırı” değildi: Washington saldırının gerçekleşeceğini birkaç gün önceden biliyordu, ancak bu bilgiyi Hawaii’deki donanma komutanlarından kasten sakladı. Saldırı “sebepsiz” değildi: Washington, Japonya’ya petrol ve metal ambargosu uygulamış ve komünist Ruslara ve geri çekilen İngilizlere mühimmat sevk etmişti; her iki eylem de Tarafsızlık Yasası uyarınca yasa dışıydı. Roosevelt, Churchill’e Japonların Uzak Doğu’da İngiliz İmparatorluğu’na saldırması halinde Amerika’yı savaşa sokacağına söz vermişti – bu da yine ABD’nin tarafsızlığını ihlal ediyordu. Pearl Harbor saldırısından birkaç gün önce Roosevelt, Japonlara Çin’den çıkmalarını söylemişti. Dışişleri Bakanı Stimson günlüğüne şöyle yazmıştı: “Mesele, Japonları ilk ateşi açacakları konuma nasıl manevra ettireceğimizdi.”

Tüm bu gerçekler yıllardır bilinmesine rağmen, iktidar tarafından kasıtlı olarak gizlenmiştir. Birçok yazar, FDR’nin diplomatik, denizcilik veya ahlaki açıdan yaptığı hileleri hakkında yazılar yazmıştır. Ancak muhtemelen en iyi ve en kapsamlı eser, Harry Elmer Barnes’ın PEARL HARBOR AFTER A QUARTER OF A CENTURY ( ÇEYREK ASIR SONRA PEARL HARBOR) adlı kitabıdır. 1968 yılında yazılan bu eser, bugün hala Revizyonist Tarih’in temel taşlarından biridir.

Türkçe Çeviri Hakkında:

Bu kitabın çevirisi 5 Ekim 2025 tarihinde bitmiştir. Lakin hayat şartları dolaysıyla redakte ve mizanpajıyla uğraşmak çok zamanımı alıyor. Fırsat olursa Haziran 2026’da en son düzenlemeyle birlikte yayımlamayı planlıyorum. O kadar çöp kitabın basıldığı bir zaman diliminde neden bu zamana kadar Türkçesinin yayımlanmadığını da bilmiyorum. Harry Elmer Barnes belgelerle konuşuyor. Okunduğunda inanmayan yine inanmasın. Lakin dünya düz bir çizgi içinde ilerlemiyor. Bugün ABD, önce Venezuela’ya sonra da İran’a insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi özde güzel olmakla birlikte söz de kalan bu düşünceler için saldırmadı mı? Trump ABD’si sürekli “oradaki petroller bizim olmalı” demiyor mu? Lakin saldırı gerekçesi ise yok uyuşturucu ile mücadele yok nükleer silahlar var gibi ancak kendisinin ve çok az kişinin inandığı saçmalıklardan ibaret.

Barnes, ABD yönetiminin neden Pear Harbor saldırısının içinde olduğunu açıkça ifade ediyor. ABD’nin İran’a, Venezuela’ya, Irak’a, Afganistan’a, Somali’ye, Panama’ya, Vietnam’a, Kore’ye, Guatemala’ya ve daha onlarca ülkeye saldırısını hoş gören, arka çıkan, doğru gören zihniyet doğal olarak bu kitaptaki görüşlere inanmaz. Harry Elmer Barnes’ın bu aktardıkları dolaysıyla onun kitap içindeki tüm düşüncelerine katılacak diye bir şart, kural da yok. Lakin “yeni tarihçilik” olarak da adlandırılan “Revizyonist” bakış açısıyla olayları yorumluyor. Esasen Barnes, bence revizyonist bir bakış açısı da sunmuyor. Gerçekler karartılıp resmi anlatı gerçek olarak sunulduğundan dolayı Barnes’in bu düşünceleri alternatif, gayri resmi tarih olarak sunulmaya çalışılıyor. Esas gerçekler Barnes’in anlattıklarıdır. Resmi anlatı ise sadece devletlerin ya da egemen güçlerin bir şeyleri gizlemek ve bu doğrultuda toplumu bir yöne kanalize etmek için kullandıkları bir yoldur.

Uzun lafı kısası: Barnes, ÇEYREK ASIR SONRA PEARL HARBOR ile insanlığa sesleniyor. Mümkün olursa Haziran ayında bitirmeyi planlıyorum. Normal şartlar altında şu an ki PDF haliyle bile herhangi bir sıkıntı yok. Sadece küçük düzeltmeler var, ondan sonra bakarız….Left and Right dergisi içinde bu yazı 1968’de yayımlandıktan sonra kitap olarak da 1968’de basılmıştır.