
Herhangi bir anlatımda karşı tarafı dinlemek hem önemli hem de işin de özü olabilir. Çoğu zaman tam dinlemeden hemen karşı saldırı gibi cevap vermeye çalışabiliyoruz. Yazarın kitabın içinde çokça dillendirdiği o “dinleme” eylemi unutulduğunda ya da göz ardı edildiğinde çatışmalara da sebebiyet verebiliyor. Bu durum ev, okul ve iş hayatında da olabiliyor.
Yazar hizmet sektöründe uzun yıllar çalıştığı için bu kitap içinde anlattıkları da yine bu sektörün içinden geliyor. Hem kendi deneyimleri hem de genel bir çerçeveye ait bazı paylaşımları da barındırıyor. Örneğin, bir müşteri mağazaya geldiğinde bırakalım önce kendini, derdini anlatsın. İşte “dinleme” eylemi ilk olarak burada başlıyor. Müşteri daha ne istediğini tam anlatmadan pat… “sen şunu mu bunu mu onu mu” demek istiyorsun denildiğinde, “dinleme” bir anda “dinlememe” eylemine dönüşebiliyor. Bu da bazı sorunların da gün yüzüne çıkmasına sebebiyet verebiliyor. Eğer iyi dinleyip doğru sorular sorulursa çıkış kapısı da daha kolay bulunabilir.
Halden Anlayan Lider kitabıyla Mert Karaibrahimoğlu, “insanı anlayan, geleceği inşa eder” diyerek çok önemli bir cümleyle bunu ifade ediyor. Pandemi zamanında müşteri tercihlerini anlamak, değişime ayak diremek yerine o talebi karşılayacak atılımlar içinde olmak hem kendisinin hem de yönettiği şirketi bir üst aşamaya çıkartmış. Peki, bu süreç içinde “saha da çalışanlar” bunun neresinde? Bir markanın yüzü, genel müdür, bol miktardaki genel müdür yardımcıları değildir. O müşteriyle diyalog içinde olan saha çalışanlarıdır. Burada bir sıkıntı oluştuğunda üst kademedekiler istedikleri kadar yıldızlı paketlerle hayal dağıtıp süslü cümlelerle yazılar yazıp büyük büyük laflar etseler bile, maalesef çoğu zaman bunların “saha da karşılığı olmuyor”. Mert Karaibrahimoğlu da bunun fazlasıyla iyi biliyor.
O yüzden “sahibinin sesi değil, sahanın sesi dinlendiğinde” nice açılmaz ve aşılmaz kapıların da açılacağı net bir şekilde görülebilir.
Haddimi aşmadan ufak bir yazı yazmak istedim. Kitabın anlatımı oldukça sade ve akıcıdır. Yaşadıklarından yola çıkarak verdiği örnekler de olumlu – olumsuz tespitlerdir. Bugün değil geleceğe yönelik alt yapı oluşturup peşinden koşuyor. Halden Anlayan Lider ile özellikle sahada bulunanlar ile Merkez kadro arasında sağlam bir bağ kurulmasının önemine dikkat çekiyor. Merkezdekilerin emir komuta zinciri içinde verdiği talimatların bir noktadan sonra artık önemini kaybettiğini; bu süreç iyi yönetildiği takdirde olumsuzlukların olumluya doğru dönebileceği de anlatıyor. Merkez yönetim, sahadakilerin müşteriyi iyi dinlemesini beklerken ve isterken acaba Merkez sahanın sesini ne kadar dinliyor? Bu kritik olgudur ve yaşanan bazı sıkıntıların altında da “benmerkezci” düşüncenin oluşturduğu zihniyetin yansıması yer alabiliyor. Yazar iki tarafta da bulunduğu için bazı şeyleri daha rahat görebiliyor. Çalıştığı şirketlerde ne yapmış ya da ne yapamamış? Aksaklıklar neden kaynaklı? Saha çalışanları (satış kısmının tamamı) verimli olabiliyor mu? Olmuyorsa bunun altında olan etken nedir ve nasıl çözülebilir?
Mert Karaibrahimoğlu okura hayal aleminden ya da teorik cümlelerden oluşan bir şeyden bahsetmiyor. Doğrudan insan odaklı, insanı anlayan, insanla dertlenen bir yapının oluşturacağı sinerjinin önemine vurgu yapıyor.
Yazarın kendisi de tepeden inmeci değil; hem burada hem de yurtdışında çalıştığı için bazı şeyleri daha rahat ifade edip ona göre çözüm sunabiliyor. Yeri geldiğinde bireysel çabanın yeri geldiğinde uyumlu bir ekibin oluşturacağı başarının altını da çiziyor. Ev, okul, iş hayatı içinden kesitler de yer alıyor. Yazar uzun zamandır Penti’nin CEO’sudur. Bu doğrultuda Penti içinde yaşanan gelişmelere de bakılabilir.
Peki Halden Anlayan Lider ile yazar ne anlatmak istiyor? Bu da kitabın içinde basit bir şekilde anlatılıyor. Bazı alıntıları buraya alsam bile esas öz kitabın tamamında verdiği ve bazen birbirine bağlı örneklerdir. Yaşanmışlıklar içinde lider konumuna nasıl ulaşılabilir? Bunun için hem iş sahibi, hem tedarikçi hem çalışan, hem bürokratik yapılarla nasıl bir diyalog kurularak başarı sağlanabilir?
“Ben dinlerken not aldığım için o konuyu kolay kolay unutmam. (s.37)” diyor yazar. Bu da -ki, bu notları nerede, nasıl kullandığını da sayfalar içinde bulabilirsiniz- önemlidir.
Ezcümle: Bu kitabı 7 – 9 Mayıs 2026 tarihleri arasında okudum. Bu yazı ise tarihinde 23 Mayıs 2026 tarihinde 1000Kitap sitesine eklendi. Tavsiye ediyorum.